722 EĞİTİMLERİ

Gama Majisi   |   Temel Maji

Manyetik Maji   |   Pozitif Enerji

SİTEYE ÜYE OLUN
ÜYE GİRİŞİ



Ay Tanrısından, Ay Nuruna: DOLUNAYIN MÜSLÜMANLIKLA KOZMİK DÖNÜŞÜMÜ

Araştırma ve yazı:

Müslümanlıkta Ay’a büyük bir saygı gösterilir. Bu nedenle Batı’da, "Allah bir Ay tanrısıdır, Müslümanlık pagan bir dindir" başlıklı birçok eser kaleme alınmıştır.

Oysa işin gerçeği şudur:

- Evet; Müslümanlık, antik çağlardan miras kalan pagan unsurları modernize ederek kapsamına yeni ve önemli bilgiler katmış bir dindir.
- Hayır; Müslümanlıkta Allah bir Ay tanrısı değildir. Pagan idollerin yasaklanmasının sebebi, bu yanlış inancı ortadan kaldırmak ve vahdet-i vücut gerçeğini ifade etmektir.
- Evet; Müslümanlıkta Ay’ın tanrı olmadığı açıkça belirtilse de, Ay’ın mistik önemi gündelik yaşama uyarlanarak Ay'ın içerdiği hayr, güncel hayata aktarılmıştır.

Bu yazımda Ay'ın Müslümanlıktaki önemini yansıtmaya çalışacağım.

Kuran'da Ay, Güneş'ten üstün tutulur.

(Aşağıdaki bölüm Dolunay Astrolojisi adlı kitabımdan alıntıdır.)

Yunus 5
Huve-llezî ce’ale-şşemse diyâen velkamera nûran

Buradaki (deya) sözcüğü ışık ve aydınlık demektir. Nuran ise bildiğimiz gibi "nurlu" manasındadır.

Ömer Çelik Meali
Güneşi parlak bir ışık kaynağı, ayı ise bir nûr yapan,

Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O Allah'dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı.

Elmalılı Meali (Orjinal)
O, odur ki Güneşi bir zıyâ yaptı Kameri bir nur ve buna menzil menzil miktarlar ta'yin buyurdu.

Yorumlardan görülebileceği gibi Güneş ışık, Ay nur'dur. Nur ise ışık değildir; Allah'ın kutsal (güzel) isimlerinden, Esma-i Hüsna'dan biridir.

[Nur, 722 sistemine göre fosforun mikrokozmik/mistik özüdür. Bu noktada fosfor elementinin beyindeki önemini ve Roma mitolojisindeki tanrı Phosphorus'un, ki Venüs gezegeni idi, karşılığının yine Venüs gezegeni olan Lucifer olduğunu anımsatmak isterim. Venüs gezegeni, yani Lucifer, Hıristiyanlıkta Şeytan ilan edilmiştir.

Bu konuda bilgi edinmek için SELAMÜN ALEYKÜM ve ŞEYTAN 3 - Lucifer/Şeytan... Yani Venüs! linkini ziyaret edebilirsiniz.
]

Ay'ın önemi Nuh 16'da daha apaçık şekilde görülebilir; çünkü bu ayette Ay nur olduğu halde, Güneş sadece lambadır!

Ve ce’ale-lkamera fîhinne nûran ve ce’ale-şşemse sirâcâ(n)

"Siraca" lamba demektir.

Diyanet İşleri
Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.

Elmalılı Meali
Kameri kılmış içlerinde bir nur, güneşi de kılmış bir lâmba.

Hasan Basri Çantay
Onların içinde ayı bir nur yapmış, güneşi de bir kandil (olarak) asmıştır.

(Alıntı sonu.)

İslam âlemindeki ibadet mekanları (en kutsal ortam) olan camilerin kubbesine hilal konması; ayrıca Kamer (Ay) diye bir sure bulunması da üzerinde durulması gereken unsurlardır.

Bir diğer önemli gösterge ise zaman ölçümünün Hicrî takvime göre) yapılmasıdır. Hicri takvimin başlangıç yılını Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicreti olan 622 yılıdır. Ancak Hicri takvim, temelde bir Kameri takvimdir. Yani zamanın Güneş'in değil, Ay’ın evrelerine göre (tamamen ay döngüsüne bağlı) belirlenen takvimdir. Bu nedenle önemli olaylar Kameri takvim esasında (Ay'ın hareketleri ile) belirlenmiş olur.

Bu -bence- okültistlere, majisyenlere ve astroloji severlere sempatik gelebilecek- konuyu kısaca açmak isterim.

Ay gökte görünmediği günlere Yeni Ay denir. Sonra Ay hilal olarak görülür ve büyümeye başlar. Dolunay olduktan sonra yine küçülmeye koyulur ve yeniden hilale dönüşür… sonunda bir kez daha yok (yani Yeni Ay) olur.

Majide;
- olumlu çalışmalar bu "hilalin dolunaya büyüdüğü",
- olumsuz çalışmalar "dolunayın hilale küçüldüğü"
zamanında yapılır.

Mistisizmde de;
- hilalin dolunaya büyüdüğü süreçler olumu,
- dolunayın hilale küçüldüğü süreçler olumsuz olarak nitelenir.

Müslümanlıkta da aylar hilalin görünmesi ile başlar. Ay dolunay olduktan sonra yeniden küçülüp hilal olduğunda ay sona erer.

Kutsal günler ise -tıpkı mistisizm ve majideki gibi- DAİMA dolunaya büyüyen hilal ile belirlenir.

Bu konuda da örnekler vereyim.

- Oruç: Ramazan aynının hilalinin görülmesiyle başlar ve yine hilalin görülmesiyle (Ay'ın en küçülmüş hali olan hilalin görülmesiyle) biter,
“Hilali görünce oruca başlayın, tekrar görünce orucu bırakın.” (Müslim, Sıyâm, 19-20)
- Ramazan Bayramı: Şevval ayının hilalinin görülmesiyle başlar,
- Kurban Bayramı: Zilhicce ayının hilalinin görülmesinin 10. günü başlar,
- Hac: Zilhicce ayının hilalinin görülmesinin 8-13. günlerinde gerçekleşir.

(Gündelik bir faaliyet olan namaz ise sürekli aynı biçimde var olan saate bağlı biçimde şekil değiştiren Güneş'e göre belirlenir. 722 Sistemine göre namaz, bir "boyun eğdirme" aracı değil, tanrı Şiva'nın icat ettiği yoga hareketlerinin -hem fizyolojik, hem psikolojiik açıdan- en sağlık verecek biçimde öze/basite indirgenmiş halidir.)

Bir diğer önem işaretine gelelim.

(Aşağıdaki bölüm Dolunay Astrolojisi adlı kitabımdan alıntıdır.)

Sevgi ve güzellik esması Vedud, beklendiği gibi Venüs değil, Ay esmasıdır.

Vedud, tüm esmalar içinde farklı bir yere sahiptir; çünkü anlamı astrolojide ve neredeyse tüm ezoterik tradisyonlarda Venüs olarak adlandırılan nitelikleri içerir: Aşktır, güzelliktir, dostluktur. Anlamı "Sevilmeye en layık olan"dır. Bu nedenle insan ruhunda sevgi ve mutluluk var edecek her şeyi (beyin ödül devrelerini eksite edecek her şeyi) sembolize der.

Esmalar, daima birer planet ile nitelenirler. Kuran nazil olduğu devirde sadece yedi planet bilindiği için, her bir esmaya yedi planetten biri verilmiştir. Genelde Allah'ın insanlara mutluluk vereceğine inanılan özelliklerini içeren esmalar Venüs ile eşleştirilirler.

En güzelini veren, en mutlu eden esma olan Vedud ise yegane istisnadır; çünkü o Ay esmasıdır, Ay ile eşleştirilmiştir.

Müslümanlıkta Ay'ın önemini vurgulamaya çalıştım. Ancak bundan da öte, Kuran'da en hayrlı Ay safhasının dolunay olduğu hakkında bir hadis de bulunmaktadır. Bu hadiste Dolunayın öneminin altı "Cennetlik kul" tanımlamalarında gönderme yaparak çizilmiştir.

Ebu Hureyre den rivayet edilen bir hadiste Hz. Muhammet şöyle demektedir: “Cennete girecek ilk gurubun şekli ayın dolunay gecesindeki hali gibidir.”

(Alıntı sonu.)

Kültürmüzde de dolunay "mehtap" adı altında aşk, sanat ve güzelliğin ifadesidir. Oysa Batı kültüründe dolunay daima korku faktörü ile empoze edilmektedir.

Ve son olarak okurlarımın hoşuna gideceğini düşündüğüm bir bilgi ekleyeyim.

Hilal gözlemek, unutulmuş, en azından günümüzde pek az kimse tarafından yerine getirilen bir "farz-ı kifaye"dir. Bir çok din bilgini hilal gözlemenin bir ibadet olduğunu düşünmektedirler.

(Kifaye; "kâfi olan" demektir. Farz-ı kifaye ise, Müslümanlardan bir kısmının yapmasının yeterli (kafi) görüldüğü, böylece diğerlerine gerekli olmayan farzlardandır.)

Yakın doğu paganizminde Hilali ilk görenlerin sevinçle haykırmaları şeklinde yaşanan bir gelenek vardı. Zaten hilal kelimesi, kabaca "parlaklık görünce sevinmek ve bu nedenle haykırmak" olarak alabileceğimiz hll kökünden gelir.

Bu nedenle her hilali görüşte -tabidir ki ortam müsaitse- sevinçle hayrkırmak insanca göre pagan bir eski geeneği yaşatmak ya da bir farz-ı kifaye uygulamak anlamına gelecektir.

Öz annemin (ben, sevgili üvey annem büyütmüştür) her hilal gördüğünde söylediği dörlüğü de paylaşmak istiyorum. Belki bu dörtlüğü yinelemek ve ona sevgi yollamak istersiniz.

Ay gördüm Allah,
Amentü billah,
Aylar mübarek olsun,
Elhamdülillah.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim


Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -