SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ



KATILIN!     Bilgi Alın!
 

SİTEMİZİ PAYLAŞIN! >>
BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN >>

ATAERKİL İNANÇLARDA İÇKİ
İÇKİ ve TANRISI DİONYSOS
722 RAKAMININ SIRLARI
KURAN'DAKİ ÇELİŞKİLER
PAGAN BAYRAMLAR
KOVA BURCU ÇAĞI
SELAMÜN ALEYKÜM ve ŞEYTAN
LİDYA KRALİÇESİ OMPHALE


ATAERKİL İNANÇLARDA İÇKİ

1. Giriş
Kısa özet için dokunun! İnsanoğlunu alkollü –hatta özellikle bazı alkollü- içeceklerden uzak tutma çabası binyıllar boyunca (evet, yanlış okumadınız; bu engellemenin başlangıcı sanılandan çok öncesine dayanır) çeşitli kılıklara girmiş, genelde “insanları beladan koruma gayreti” maskesini taktığı için kolayca benimsenmiş ve hızla yayılabilmiştir. Hernekadar inanılması güç olsa da, çıkış noktası ise daima ataerkil dinlerdir!


2. Sümerler ve İçki
Kısa özet için dokunun! Sümer’de bira önceleri öylesine sevilip, öylesine bolca tüketilen bir içkiydi ki, İÖ 6000’den başlayarak bira yapımı bir endüstri olma yolunda ilerlemeye koyulmuştu. İÖ 3500 tarihli bir tablette onaltı çeşit biranın içilmekte olduğu hakkında bilgiler var. Bira sadece sarhoşluk yarattığı için sevilmezdi üstelik. Günümüzde uzmanlar tarafından derlenmiş Sümer-Akat sözlüklerinde bira sözcüğü “ilaç, ayin ve mit” konulu tabletlerde geçmekteydi. Özetle aktivite alanı keyif yaratmaktan, sağlık vermeye dek uzanan bir çeşitlilik içindeydi.


3. Hammurabi ve İçki
Kısa özet için dokunun! Günün birinde Sümer devletinin başına “modern kanunların babası, adaletin yaratıcısı” şeklinde tanıtılan Hammurabi geçti . Çıkarttığı kanunlarla ülkeye uygarlık getirdiği düşünülse de, kurduğu yeni sistem, gerçekte kişisel hak ve özgürlükler “pahasına” düzen kurmaya dayalıydı. Kanunlarla kadınlar cinselliklerini ifade etme, aile mirasından ve gelirinden pay edinme, boşanma kolaylığına sahip olma gibi çeşitli sosyal özgürlükler açısından kayba uğratıldılar. Zamanla kadının boşanmış ya da dul olması, onu “kötülüklerden koruma” amacı taşıdığı iddia edilen, çoğunlukla kanunlar tarafından desteklenen kısıtlamalarla büyük bir handikapa dönüştürüldü. “Düzeni sağlama” adına yüklü para ve ölüm cezaları da getirildi. Cinsel suçlara uygulanan –özellikle de kadınlar aleyhine çifte standartlı cezalar- da son derece barbarcaydı.

Dünya İnançları Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu - Marduk
Babil kralı Hammurabi ünlü yasalarını kendine dikte ettirenin Marduk olduğunu söyler. (...) İncelemeci Samuel Reinach, Hamurabi yasalarıyla Yahudi yasaları arasındaki benzerliğe işaret ederek, Marduk’u Yahova’yla (Yahve, tek tanrı) aynılaştırır.



4. Yahudilik ve İçki
Kısa özet için dokunun! Nedendir bu öfke? “Ol” deyince evreni yarattığını söyleyen bir tanrının insanları sadece içki içtikleri için böylesine tehdit edip durması yüceliği ile bağdaşabilir mi? Üstelik Yahveh'in şarap içenlere duyduğu bu garip hırsını, cinayet suçlularına bile yöneltmemesinin; katillerin cezasını en olağan biçimde açıklarken, içki içenlere uygulanacak cezaları hiddet içinde söylemesinin nedenini çözmek güçtür. İçki içmek insanoğlunu adam öldürmekten bile fazla oranda kutsallıktan ve temizlikten, yani basbayağı tanrıdan, uzaklaştırmakta mıdır? Yani tek tanrı denilen güç, içki içmiş kişilere ulaşamamakta, hükmedememekte midir? İçki içenlere yönelik garip tanrısal öfkenin gerisinde bu düşünce mi vardır?


5. İslam ve İçki
Kısa özet için dokunun! İşin içine biraz ezoterizm, biraz okült, biraz metafizik katarsak belki de Müslümanlıkta içki hakkındaki en içrek bilgilere ulaşabiliriz:

Kuran’da bazı kelimelerin, belirli sayılarda verilmiştir. Örneğin “hıyanet" ve "habis" kelimeleri 16 kere; "bitki" ve "ağaç" kelimeleri ise 26 kere geçer.

“Şarap” (hımr), hem de "sarhoşluk” (sekere) sözcükleri ise 6 kez yinelenir. 6 kere tekrarlanan bir kelime daha vardır: "İyiler” (ebrar)!


6. Alevilik ve İçki
Kısa özet için dokunun! Hey Koca Yurt, Halikarnas Balıkçısı
“Ayin-i cem'ler eski orgia'lardır.”

Hey Koca Yurt, Halikarnas Balıkçısı
“Daha hafif olmakla birlikte Dionysos eğilimi Mevlevilerde de görülür.”

Mevlana, Mesnevi
Cuşiş-i aşkest kandri mey futad Ateş-i aşkest kandri mey futad.

Oysa kimi İslami mezheplerde bir Mevlevi’nin döndüğü –dans ettiği- yer, birkaç metre kazılmadan orada namaza durulamaz.




İÇKİ VE TANRISI DİONYSOS

1. Bildik Şeyler
Kısa özet için dokunun!
“Dionysos, bir şarap tanrısıdır. Çiftçiliğin, bağcılığın, özellikle de üzümün koruyucusudur. İnsanlara asmayı tanıtmış, onu yetiştirmenin yollarını göstermiş, üzümü fermente ederek şarap yapmanın sırlarını öğretmiştir.”

Dionysos’u en kısa yoldan tanıtmanın yolu yukarıdaki sözcükleri yinelemekten geçmekte. Oysa gerçek, bu yüzeysel anlatımdan çok çok daha derin tabidir ki... Önce onu Yunan pantheon’undaki klasik efsaneleri ile bir tanıyalım; sonra konuşmaya başlarız.



2. Bakkhalar (Kadın Tapınıcılar)
Kısa özet için dokunun!
Dionysos kadınların hiçbir şeyden korkmadan yaşamasının gerekliliğine; onları korumak adına kısıtlamanın ise yanlışlığına inanırdı. Ona tapan kadınlar olan Bakkhalar vahşi hayvanların postundan başka bir şey giymeden, uzun saçlarını asmalarla, hatta kimi zaman yılanlarla süslemiş şekilde, ormanlarda sarhoş olarak şarkı söyler, dans ederlerdi. Bakkha’lar doğa üstü güçlere de sahiptiler. Çubuklarının ucundan bal akıtırlar; onları yere vurunca yerden şarap çıkarırlardı. Parmakları ile toprağı kazsalar yerden süt fışkırır, aynı parmaklar yeri gelince aslanları bile parça parça eder, ama hayvan yavrularına kendi memelerinden de süt verirlerdi. Dionysos’un askerleri gibiydiler. Onlara silah da işlemezdi. Yaralanırlarsa, kozalaklı çubuklarını yaraya sürünce iyileştirme kapasitesine de sahiptiler. Mitler bu konuda öylesine coşuyor ki, onların en ağır yükleri kolayca omuzlarında, hatta ateşleri –kendileri yanmadan- saçlarında taşıdıklarını bile öne sürüyor. ASLINDA BU ANLATIM, ANAERKİL İNANÇLARIN KADINLARINI YUNANLI ŞAİRLERİN NASIL GÖRDÜĞÜ HAKKINDA ÖNEMLİ BİR VERİDİR.


3. Bakkhalar ve Satirler Kimdir?
Kısa özet için dokunun!
Bakkhaha’lar aslında, Zeus’un baskıcı ve ataerkil sisteminde değil; doğanın özgür enerjisi ile senkronize olarak yaşayan anaerkil Anadolu krallıklarının kadınlarını anlayamayan Yunanlıların uydurmasıydı... aynı satirlerin sarhoş/tecavüzcü yaratıklar olarak algılanması gibi. Anaerkil kadınlara da, erkeklere de gizli bir özenti olduğu gözden kaçmıyor; çünkü yorum yaparken vurgulanan konular genelde seks, içki, hayvanlara yakınlık, güçlülük, özgürlük, güzellik, çekicilik ve eğlence bazında... Bu özellikler zaten pozitif enerjinin insanlara armağan ettiği nitelikler... ayrıcalıklar.


4. Görünümü
Kısa özet için dokunun!
Bakkhalar adlı eser dışında kalan eski metinler ise özetle Dionysos’u şöyle tanımlar: “Hassas görünümlü; uzun saçları asma dalları ve üzüm yapraklarıyla süslü; ya leopar postu veya uzun , egzotik bir kılık içinde; elinde penis sembolü olarak ucuna kozalak geçirilmiş, üzerine asma dalları sarılmış rezene veya köknar sapı taşıyarak dolaşan bir genç. Elinde “kantharos” (ya da şarap kadehi) ile dans eder; çevresindeki leoparlar ve panterlerle oynayıp sıçrayarak ilerler, kimi zaman onların sırtına biner; kimi zamansa arabasına koşardı.”


4. Tapımı
Kısa özet için dokunun!
Euripides, Bakkhalar 415
Şehvet orada, bir şenliktir orgia
Bakkhahalar sınırsız özgürlük içinde
sürdürür toplu sevişmelerini.

(...)
Gods of Love and Ecstasy: The Traditions of Shiva and Dionysus, Alain Danielou
Baharda Yunan kasabaları Dionysos onuruna Phallophoria festivalleri düzenlerlerdi. Bu festivallerde ritüel alayı bir büyük penis taşırdı.



4. Gerçek Kimliği
Kısa özet için dokunun!
Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat
Efsanenin anlam ve simgesi şudur: Helenlerin baş tanrısı Zeus’tur; dışardan gelme bir tanrısal varlığı ne yapıp yapıp onun buyruğuna sokmak, ondan çıkmış olarak göstermek gerekiyordu.

Hey Koca Yurt, Halikarnas Balıkçısı
O zamanlar matriyarkal toplum düzeni patriyarkale dönmek üzereydi. Baba tanrının, ana tanrıya üstün gelmesi gerekiyordu. Onun için Dionysos Zeus'un baldırına aşılandı ve böylece Baküs’ü (Dionysos’un bir diğer adı) Zeus dünyaya getirmiş oldu.”

Dünya İnançları Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu - Dionysos
Dionysos Yunan öncesi tanrılarındandır, Trakya ya da Frigya’dan geldiği sanılmaktadır.

Okumayı sürdürün >>



4. Şiva ile Benzerliği
Kısa özet için dokunun!
  • İkisinin de uzun saçları vardır ve bu saçlar kutsal sayılır.
  • İkisine de davul ve flüt ile yapılan müzik eşliğinde tapılır ve her ikisinin tapımında da müzik kadar dans da önemlidir. Şiva da bir dansçıdır. Bu kimliğinde adı Nataraja’dır ve Anandatandava adı verilen dansı ile evrendeki olumsuzlukları dansı ile giderir; dört kolundan birinde –Frigya’da Kibele’nin icat ettiğine inanılan- davulu (Damaru) tutar ve resimlerinde davul ile betimlenir. Delirmiş olan Dionysos, Kibele tarafından dans etmesi öğretilerek iyileştirilir. Sonunda öyle iyi bir dansçı olur ki, savaş tanrısı Ares’e dans etmeyi öğretebilir. Elinde "kantharos" (ya da şarap kadehi) ile dans eder; çevresindeki leoparlar ve panterlerle oynayıp sıçrayarak ilerler, kimi zaman onların sırtına biner, kimi zamansa arabasına koşar. Nonnos tarafından “Dansçı Dionysos, dağların arkadaşı...” (Dionysiaca 20.35) cümlesiyle yorumlanacak kadar dans ile iç içedirler.
Okumayı sürdürün >>


4. Tapımının Sonu
Kısa özet için dokunun! Grek din ve kültüründe seks tapımlarının ve bereket kültlerinin sonu hiç de kolay getirilmedi. Ana tanrıça ve baba tanrı Yunan mitolojisine aşk tanrıçası Afrodit ve şarap tanrısı Dionysos; Hindistandaki Vedizme ise Şiva ve Sakti kimliğinde sızarak var olmayı sürdürdüler. Belki inanılması zor ama Dionysos, adının bile duyulmadığı bir din olan Yahudilikte bile etkinliğini yitirmedi! Bu ilginç durumun kanıtları ise tek tanrının ilk kitabı olan Tevrat’ta açıkça yazar... hem de bir yandan tapınıcıları lanetlerken, diğer yandan da kültün yaygınlığını da göstererek!

Tevrat, Yesaya 5:
12 Onların şölenlerinde lir, çenk, tef ve kaval çalınır, şarap içilir. Ama RAB'bin yaptıklarına dikkat etmez, ellerinin yaptığına aldırmazlar.
13 Halkım bilgisizliği yüzünden sürgün edilecek; saygın kişileri kıtlıktan ölecek, kalabalıklar susuzluktan kırılacak.

Hey Koca Yurt, Halikarnas Balıkçısı
G.Hoelscher Peygamberler adlı kitabında halkın dinsel törenlerde hep birlikte coşkuyla dans etmesine İsrail dilinde "nabi'lik yapmak" dendiğini yazar. Yukarıdaki ayetlerdeki peygamberlik etmek sözü nabilik edeceksin anlamına gelir, ki bunun asıl anlamı Baküs'lük etmektir.

The Greek Mythology, Robert Graves
Tevrat çağının İsrail'inde Yahudi Kenanlıların kutsal emanetler töreninin kaynağının Baküs törenleridir.



5. Dionysos İnancında İçki
Kısa özet için dokunun! Euripides, Bakkhalar 275
Bakkhus’ün sarhoşluğunda da, çılgınlığında da geleceği görme kudreti saklıdır... Azgın kadınları Afrodith’e iten Dionysos değildir. Bu itiliş onların doğasında vardır; insanın doğasında olan her şeydeyse bir hikmet saklıdır.

Eurupides, Bakkhalar
Sevmez Dionysos,
Cömert günlerin, gecelerin
Sevincine varmayan insanı.
Uy aklın dediklerine,
Kapılma gurura ve derin düşüncelere;
İnan en basit halkın inandığına,
Onun yaşadığı gibi yaşa.

Euripides, Bakkhahalar 380
(...) danslara katıl, flütün sesiyle kahkaha at, endişelerine son ver, tanrının şölenine üzümün zevkleri gelince, asmalarla süslü kadehler insanın üzerine uyku döker.



6. İçki ve Ekstasis
Kısa özet için dokunun! Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat - Dionysos
“Yunan dili bu güce eren insanın durumunu iki sözcükle yansıtmıştır: “Mainomai” ve “enthoisiasmus”. Doğa sırlarına ve gücüne ermek, yani tanrılaşmak, insan için ulaşımı en çok özlenen bir aşamadır. Dionysos bu ereğe varmanın yolunu herkes için ve kolay açar: Bu yol şarap ve sarhoşluktur. Kaba aklı simgeleyen Pentheus (Bakkha’lardaki Thebai kralı), Bakkhaların çılgınlığını bir ayıp, törelere ve ahlaka karşı işlenmiş bir suç sayar. Oysa tam tersine bu coşku insanı doğa ile birleştiren ona cenneti yeryüzünde yaratan bir mutluluktur. Asıl akıl yolu da bu mutluluğa erişmenin çarelerini arayıp bulmaktır.”


Şarap, sadece keyif vericiliği açısından değil; Dionysos ile insan –ya da yaratıcılar ile insan- arasındaki kapıyı açan bir olgu olması nedeniyle ön plana çıkmıştı. Yaratıcıya ulaşmayı görece kolaylaştırdığı için kutsal sayılıyordu; çünkü Dionysos inancında bireysel kimliğin, kişinin gerçek özüne -böylelikle de doğala- ulaşma yolunda bir engel olduğuna inanılırdı. Sonuçta kimliği dokuyan öğe, yaygın din ve kültürdü.



KURAN'DAKİ ÇELİŞKİLER

1. Kuran'ın Toplanması
Kısa özet için dokunun! Her vahiy gelişte hz. Muhammet tarafından dile getirilen ayetler sahabe tarafından lihaf (küçük taşlar), rika (ağaç yaprağından bir çeşit kağıt), ektaf (deve ve koyun kemikleri) ve üsub (ağaç parçası) üzerine yazılır; bir yandan da hafızlarca ezberlenirdi. Hz. Muhammed öldükten sonra çeşitli insanların elinde olan ayetleri tek bir nüshada toplamak ilk hz. Ömer'in aklına geldi. O zamanki halife hz. Ebubekir'e bu düşüncesi açtı açmasına ama halife "peygamberin yapmadığını yapmak yanlıştır" inancı ile öneriyi reddetti. Gerçekten de bu konuda peygaberin en küçük bir girişimi, hatta sözü yoktu.

Zaman içinde giderek hafızlar savaşlarda birer birer ölmeye başladılar; ridde (dinden dönme) olayları fazlalaştı ve sonunda hz. Ebubekir kararını verdi: Kuran toplanacaktı.



2. Nesh Etme ve Mensuh Ayetler
Kısa özet için dokunun! Tanrı'nın görüş değiştirebileceği, bu yüzden ayetlerin kiminin iptal edilip yerine onlara tam tersi yönde emirler içeren ayetler indirileceği, bunda bir hata olmadığı İslam'da "nesh etme" kavramı ile yer alır. İlk başta içilmesi önerilen şarap, sonradan yasaklanır; önceleri herkesin farklı dinlerde olmasına hoşgörü ile bakılırken, giderek “kafirlerin nerede görülse öldürülmesi” emredilir olur.




PAGAN BAYRAMLAR

Saturnalia ve Yule
Kısa özet için dokunun! Saturnalia Altın Çağ ve yaratıcısı Satürn şerefineydi. Altın Çağ'da yiyecekler yerden bitmekte, insanlar avlanmak/çalışmak zorunda kalmamakta, hayvanlar birbiri ile dost yaşamaktaydılar. Saturnalia tam bir özgürlük ortamıydı. Bayram boyunca içki su gibi akar, cinsel yasaklar ortadan kalkar, kumar oynamaya izin çıkar, konuşma özgürlüğü doğar, roller değişir, efendilerle köleler aynı masada yemek yerler, içerler ve eğlenirlerdi.

Yule ise anaerkil içerikliydi. Bu yüzden hafif ve lezzetli içkiler ile tatlılar ön plandaydı. Yule'un resmi içkisi baharatlı elma şarabı (spiced cider) idi. Şarap, elma hasadı ile toplanan elmalarla yapılırdı. Çevredeki en yaşlı elma ağacının bahçedeki tüm elmaların verimliliğini sağladığına inanıldığından, son kadeh şarap onun şerefine kaldırılırdı. Evler ökse otu ile süslenir, şarkılar söylenir, karşılıklı hediyeler verilirdi.



21 Aralık Kış Gündönümü
Kısa özet için dokunun! BU BÖLÜM HENÜZ YAYINLANMAMIŞTIR!


Yaz Gündönümü
Kısa özet için dokunun! Birçok eski pagan bayramın Hıristiyanlaştırıldığını biliyor muydunuz? Easter yani Paskalya, İsa’nın göğe yükseliş kutlamasından önce aşk ve bahar tanrıçası Eostre’nin festivaliydi; 21 Haziran, Vaftizci Yahya’nın değil, Roma tanrısı Summanus’un SUMMANALIA adlı bayramıydı. Her şey gizlendi zaten: Summanus’un seks özgürlüğüne inanan uygar Etrüsklerin tanrısı olduğu, Etrüsk-Türk bağlantısı, geçmişi Sümer'e dek dayanan aşk tanrıçası Astarte’nin korkunç şeytan Astarot'a çevrildiği... Çok saldırdılar! Zeus da saldırdı Summanus’a: Heykeline, tapınağına, dağlarına gerçek yıldırımlar düştü... hala da düşmekte! Yazıda ayrıca anaerkil uygarlık Nabatları, Kuran'da lanetlenen tanrıçaları el Uzza’yı, dansı ile kralı büyüleyen Salome'yi, kafasını kestirdiği Vaftizci Yahya'yı ve her sene Yaz Gündönümü'nü nasıl, hangi tarihte ve hangi saatte kutlamanız gerektiğini öğreneceksiniz.



KOVA BURCU ÇAĞI

1- Dünyanın Burcu
Kısa özet için dokunun! Dünyamızın da tıpkı insanlarınki gibi bir burcu olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik gezegenimizin hem doğasını, hem de üzerinde yaşayan canlıların kaderini etkilemekte olan bu burç her iki bin yılda değişmekte! Kendi geleceğimiz kadar, dünyamızın kaderi de 2.000 yılında -milenyumda- girdiğimiz yeni burcunun özelliklerinde gizli...


2- Önceki Çağlar
Kısa özet için dokunun! Dünya önceki burçlarındayken neler yaşandı, hangi kültür ve inançlar etkin oldu? Kahramanlar çağından, hz. İsa'ya; engizisyondan, cadı avına, nazilere... Burçlar ve dünyasal çağlar...


3- Kova Burcu ve Uranüs
Kısa özet için dokunun! Kova burcu ve yöneticisi Uranüs hakkında bilmek istediğiniz... ve de bilmek istemeyeceğiniz gerçekler. Burcun özelliklerinin nasıl saptandığını, bunların birbirine karılarak nasıl bir sonuca ulaşıldığını, eş deyişle Kova Burcu'nun gizli gerçeklerini öğrenmek ister miydiniz?


4- Kehanetler
Kısa özet için dokunun! Milenyum'da başlayan ve 2000 yıl sürecek olan Kova Burcu Çağı'nda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Farklı ve zorlu bir çağ olacak Kova Burcu Çağı... Kehanetlere hazır mısınız?


5- Olmuşlar ve Olacaklar
Kısa özet için dokunun! Önceki bölümde incelediğimiz temel verileri çeşitli ortamlara uygulayarak, gelecek 2000 yılda neler olacağı hakkındaki kehanetleri daha detaylandıralım... Böylece yüzleşilen birçok olumlu (ve de özellikle olumsuz) olayın kaynağı belki de bulunacak olabilir.



SELAMÜN ALEYKÜM ve ŞEYTAN

1. Güzel Esma "Es Selam"
Kısa özet için dokunun! Selam kelimesi, İslam dininde Allah'ın güzel adlarından -esma-ül hüsna'sından- biridir. İslam öncesinde bir ticaret merkezi olan Kabe'de, İslami bakış açısı ile "putlar", paganist bakış açısı ile "metafizik enerjilerin ikonları" yer alırdı. İslam dini indikten sonra bu objelerin kaynağı sayılan tanrıların adlarının ve niteliklerinin aslında Allah'ın adları ve nitelikleri olduğu inancı yerleşti. Böylelikle ebced değeri 131 olan ve "Tehlikeden kurtaran. Hiçbir şeyden zarar görmeyen" anlamındaki es Selam'a, esma-ül hüsma sıralalamasının 6. sırasında yer verildi.


2. Eski Bir Tanrı: "Shalim"
Kısa özet için dokunun! Selamün aleyküm, İslam çıkışlı bir selamlaşma sanılsa da, kökeni Aramice olan ve şalom alekem şeklinde söylenen Yahudi selamlaşmasıdır. Ancak bu sözcüklerin ilk hali Yahudilik kaynaklı da değildir; çünkü söz konusu kelimeden birinin, selam’ın, ilk hali shalim’dir ve Shalim, tapım süreci İslam'dan yüzyıllarca önceye dayalı, Kenan panteonuna ait, son derece iyiliksever bir tanrının adıdır.


3. Lucifer/Şeytan... Yani Venüs!
Kısa özet için dokunun! Hıristiyanlıkla doğmuş olan Şeytan kavramı aslında hiçbir ilk çağ mitolojisinde yer almaz. Hatta Yahudilik dininde ve Tevrat'ta bile bizim bildik Şeytan'a benzeyen bir figür yoktur. Yahudiliğin Şeytan'ı sadece cenneteki yılandır. Şeytan'ın düşen melek olarak görülmesi çok daha sonraki yıllara, Hıristiyanlığa dayalıdır ve inanılmaz gibi gelse de, onun bu kimliğinin çıkış noktası Tevrat'ın İşaya bölümünde yer alan birkaç ayettir!


4. İnsan Dostu Düşen Melekler
Kısa özet için dokunun! Book of Enoch'a göre bir grup üst düzey melek, insan kadınları çekici buldukları (bazı teorilere göre ise tanrıya isyan ettikleri) için dünyaya inerler ve beğendikleri kızlarla evlenirler. Bunların “nefilim” adlı çok uzun boylu çocukları olur. Melekler, dost varlıklardır; çünkü insanlara “gizli bilgiler” olan çeşitli sanatları, silahları, kozmetikleri ve başka şeyleri öğretirler. İnsanların bu bilgiler sayesinde ilerlemeye başladıklarını gören tanrı öfkelenir ve seli yollayarak insan soyunu yok eder. Bu olayların anlatıldığı kitabın yazarı Enoch (Hanok, yani İdris peygamber) sadece tek tanrılı üç büyük dinin kutsal kitabında onurlandırılmış bir peygamber değil; aynı zamanda cennete canlı iken, Tanrı tarafından "alınarak" girmiş bir kuldur! (Kuran, Meryem 19:56; Tevrat, Yaratılış 5:22; İncil, İbranilere 11:5)


5. Ladon ve Typhon, Cennetteki Yılan Mı?
Kısa özet için dokunun! Hesperidler önemli bir görev üstlenmişlerdir: Onlar cennet bahçesine neredeyse tıpatıp benzeyen bir bahçenin bakıcılarıdır. Bahçede bir kutsal ağaç ve altın elmalar vardır; ki, bu elmalardan yiyen ölümsüzleşmektedir! Bu bahçenin -kimse izinsiz olarak elmaları yiyip ölümsüzleşmesin diye görevlendirilmiş olan- bir de koruyucusu vardır: Ladon adlı bir yılandır bu! (...) Selam'ı araştırırken gelinen yer, tek tanrılı dinlerin cennet/ bahçe/ ölümsüzlük/ yasak elma elma/ yılan hikayesinin kaynağının çok eskilere dayandığı ve tamamen farklı olduğu noktasıdır. Eş deyişle cennetteki yılan kavramının orijinalindeki varlık hiç de aldatıcı ve kötü niyetli bir varlık değil, bilakis, Selam’ın kızlarının dostu olan, koruyucu bir yılan ya da ejderdir.


6. Akşamın Kızı Tanrıça Nuith
Kısa özet için dokunun! Size dünyada düşünemeyeceğiniz eğlenceler veririm: inanç değil, kesin sonuçlar, ölümden sonra değil, yaşarken; anlatılamaz bir barış, dinlenme, haz; bunların karşılığında hiçbir kurban istemem. Beni sevmek diğer herşeyden iyidir: eğer gece yıldızları altında çölde benim önümde buhurlarımı yakar, tüm kalbinizle beni çağırır, beni ve içinizdeki yılan ateşini uyandırırsanız, bana biraz daha yaklaşıp ve kucağımda yatarsınız.Fakat kim tek bir toz taneciği verirse, o saatte herşeyi kaybedecektir. (...) Sizi seviyorum! Sizi özlüyorum! Kanatlarınızı takın, ve içinizdeki çöreklenmiş duran şaşaayı uyandırın: bana gelin! (...) Ben güneş batışının mavi göz kapaklı kızıyım; ben şehvetli gece göğünün çıplak parlaklığıyım.




722 RAKAMININ SIRLARI

1. Giriş
Kısa özet için dokunun! Sitenin adında yer alan 722 rakamının yaratılışa ait çok önemli gizleri içerdiğini biliyor muydunuz?


2. Androgynous Efsanesi
Kısa özet için dokunun! Birbirinden binlerce kilometre uzaklıkta bulunan onlarca kültürün yaratılış miti benzerdir. Ortak söyleme göre evrenin yaratılması öncesinde her şey büyük bir tamlık ve huzur içindedir; sonra kötücül bir tanrı (genelde mitolojinin baş tanrısı) tarafından bu tamlık parçalanarak evren yaratılır. Bölünmeden payını insanoğlu da alır... o da ikiye ayrılır ve dişi ile erkek ortaya çıkar. En popüler “bölen tanrı” ataerkil Yunan panteonunun baş tanrısı Zeus’tur, ama..."


3. Bölerek Yaratan Tanrı
Kısa özet için dokunun! Tevrat-Yaratılış bölümünde, Yahudilik ve Hıristiyanlık tek tanrısı Yahveh’in evreni “bölerek/ayırarak” yarattığı anlatılır. Aynı yaratılış biçiminin Sümer/Babil inancının kutsal kitabı Enuma Eliş’te de yer almaktadır. Ancak burada baş tanrı Marduk, Ana Tanrıça’nın bedenini bölerek evreni var etmektedir. Tevrat ve Enuma Eliş’teki benzerlikler ise çarpıcıdır.


4. "Tek Tanrı", Zeus ve Marduk Mu?
Kısa özet için dokunun! Babil/Sümer inancının baş tanrısı Marduk, Yunan mitolojisinin baş tanrısı Zeus ve Yahudilik/Hırstiyanlık dininin tek tanrısı Yahveh aynı varlığın farklı dönemlerdeki görünümü olabilir mi? Eş deyişle tek tanrı diye milyarların taptığı metafizik güç, geçmişin iktidar düşkünü, insan düşmanı, en kötüsü de ilksel yaratıcı olmayan tanrısının ya maskeli, ya da maskelerini atmış hali midir? Bu düşünceyi altı adet benzerlik bazında, birçok antik metin, Tevrat ve İncil kapsamında inceleyelim.


5. İlksel Engin/Deniz
Kısa özet için dokunun! Birçok farklı kültürün mitolojilerinin madde evreninin yaratılışı öncesindeki ortam hakkındaki ortak söylemi şudur: “Evren Marduk/Zeus/Yahveh tarafından var edilmeden önce, Ana Tanrıça içinden çıkarttığı çocukları ile birlikte, engin, deniz ya da sonsuz su kelimeleriyle ile ifade edilen ortamda huzur ve mutlulukla yaşamaktadır." Deniz, engin ya da sonsuz su kavramını Tevrat'ta, Enuma Eliş'te, Nordik/Hindu/Maya/Mısır uygarlıklarının kutsal kitaplarında, Yahudi gizemciliği metinlerinde, Yunan ve eski Türk devletlerinin mitlerinde yer almaktadır!


6. Numerolojide 2 ve 7
Kısa özet için dokunun! 2 (1+1), ilk eşleşme sayısıdır. Eşleşerek bütünleşme ve bütün olma enerjisini taşır. Gündelik bazda aşktır, romantizmdir, güzel duygulardır, baş başalıktır. Arkadaşlık kurma yetisidir, diplomasidir, grup oluşturma gücüdür. Ataerkil düşünürler bu rakama nefret duyarlar. 7’nin önemli özelliği dişiliğin temel nosyonlarına ters olmasıdır. Kontrol etmek, hükümet etmek, yargılamak şeklindeki anahtar kelimeleri erkekegemen kavramlardır. Aynı zamanda hem büyük bir sayı, hem de asal olduğu için sosyal değildir. Yalnız bir enerjidir. Tek tanrı ile ilgili bir sayıdır yedi:


7. Tevrat'ta 2 ve 7 (Kadın ve Erkeğin Yaratılış Şifresi)
Kısa özet için dokunun! Eski Ahit (Tevrat) 2 ve 7 rakamını şifre olarak kullanarak kadın ve erkeğin yaratılışı hakkında -Yahudilik tarafından kabul edilemeyecek- bilgiler veriyor olabilir mi? Erkeğin kadından alınıp, özü değiştirilerek var edildiği benzeri aşırı günahkar bilgiler?..


8. Y Kromozomu
Kısa özet için dokunun! Erkeklerin bilinmeyen zayıflıkları!


9. Ya Bâsit (Esmalarda 2 ve 7)
Kısa özet için dokunun! Bu bölümde “rahatlamak, ruhsal şifa bulmak, hatta Şeytan'dan kurtulmak” ile ilgili bir süredurumu yaratan esma "ya Bâsit"i tanıyacak; onun anaerkil ezoterizm ve 2/7 rakamları ile ilgisini okuyacaksınız. "(...) Ana Tanrıça'nın Nuith, "Yıldızların Hanımı" kimliğine atfedilmiştir. Anlatımda Tanrıça kendi ağzından tapımını çok hoş ifadelerle anlatır: 'Size dünyada düşünemeyeceğiniz eğlenceler veririm: inanç değil, kesin sonuçlar; ölümden sonra değil, yaşarken; anlatılamaz bir barış, dinlenme, haz; ve bunların karşılığında hiçbir kurban istemem. Beni sevmek diğer herşeyden iyidir: Eğer gece yıldızları altında, çölde, benim önümde buhurlarımı yakar, tüm kalbinizle beni çağırır, beni ve içinizdeki yılan ateşini uyandırırsanız, bana biraz daha yaklaşır ve kucağımda yatarsınız.'"


10. Sonuç
Kısa özet için dokunun! Anaerkil ezoterizmde -Androgynous Efsanesi adlı bölümden hatırlayacağınız gibi- evren yaratılmadan önce var olduğuna inanılan benzersiz mutluluğun hüküm sürdüğü bütünde dişi ve erkek tek bedendedir. Bazı mitolojilerde söz konusu durumun asıl gerçeklik olduğu hakkında fısıltılar bulunmaktadır. Örneğin, Ana Tanrıça'nın Frigya versiyonu Kibele'nin ilk hali Agdistis adlı hermafrodit bir varlıktır. Baba Tanrı'nın Hinduizmdeki görünümü olan Şiva çift cinsiyetlidir; yarısı kadındır. Yunan mitolojisindeki çift cinsiyetli insanlara verilen tıbbi isim olan "hermafrodit" sözcüğünün çıkış noktası olan Hermaphroditos adlı genç, tanrıça Afrodit'in oğludur ve Afrodit, Ana Tanrıça'nın ataerkil Yunan mitolojisinde küçümsenip, basit bir aşk ve şehvet tanrıçasına dönüştürülmüş halidir.




LİDYA KRALİÇESİ OMPHALE

1. İşin Masal Yanı
Kısa özet için dokunun! Bu yazı dizisinde sizlere efsanevi bir kraliçeyi anlatacağız. Lidyalı... anaerkil yani... Ancak en önemli özelliği kahramanlar kahramanı Herkül'ü yanında esir tutması! Üstelik ona kadın kıyafetleri giydirip, nakış işletmesi! Bu bilgilerin kaynağı ise ataerkil Grek yazarlar. Oysa işin aslı başka... bambaşka! Sekse düşkün erkekler kadar, kraliçelik vasfı taşıyan anaerkil düşünceli kadınların da hoşuna gidecek bir mit bu. İyisi mi, baştan başlayalım anlatmaya.


2. Küçük Fahişelerin Anıtı
Kısa özet için dokunun! İlk kez İÖ 8.yy.da Homeros’un söz ettiği, ama geçmişi İÖ 2000’e dayanmakta olan Lidya krallığında Kibele tapımı çok yaygındı ve Lidya, tüm Anadolu krallıkları gibi anaerkil düzendeydi. Bu yüzden kral ölünce hanedanlık kral ailesine değil; kraliçenin evlendiği adama geçerdi. Lidya’nın kurucusu olan Omphale bazı araştırmacılara göre (örn. Linda Hamilton) bir Amazon kraliçesiydi! Heredot, Tarih adlı kitabında Lidya'lı kadınların büyük bir özgürlüğe sahip olduklarını yazmıştır. “Lidya’lı kadınlar kendi kocalarını kendileri seçer ve evlenmeden önce kendilerini istedikleri gibi teşhir ederlerdi.” demekte araştırmacı –yazar Robert Briffault.


3. Seks ve Bolluk
Kısa özet için dokunun! Peki; cinselliğin –ailelerin çocuklarına fahişelik izni verecekleri kadar- özgür olduğu bir diyar sizce sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan nasıl durumdaydı? Kimilerinin: “Hayasızlık artarsa başımıza taş yağar” sözlerini doğru çıkaracak bir oluşumda mı? Hiç de değildi! 1893 yılında Sardes'te araştırmalar yapan G. Radet, kitabında, “her şey”in 1.5 yüzyıl içinde Lidya krallığının başkenti Sardes'te başladığını yazmaktadır. Bu “her şey” tanımlamasının içine ekonomik ve endüstriyel buluşlar, para basımı, uluslararası ve uzun mesafeli ticaret, lirik şiirsel yapıtlar, müzik, felsefe, astronomi ve coğrafya, metalürjinin ilerlemesi ve heykelcilik girmektedir.


4. Efsanevi Kraliçe
Kısa özet için dokunun! Kybele’nin tapım merkezi Pessinus’ta –Kibele olarak tapılan- “diopetes”i (gök taşı) vardı ve Kibele inancı Roma’ya ancak bu kutsal taşın götürülmesiyle geçebilmişti.

Efes’te de (Kibele’nin Efes’teki görünümü olan) Efes’li Artemis’e ait bir meteor bulunurdu (Efes’li Artemis’in en eski heykelinin kara renkli bir meteordan oyulduğu inancı da yaygındı) ve bu nedenle Efes’liler ve st. Paul arasında kargaşa çıkmıştı. (Tevrat, Resullerin işleri 19:35)

Delfi’deki taşın ise bir de özel adı vardı: Omphales (ya da Omphalos) Taşı! Omphales Taşı’nın anlamı neydi dersiniz? Göbek Taşı! Omphale ismi öylesine göbek anlamında kullanılırdı ki, Yunan diline bile “Umbilicus” olarak girmişti. Üstelik sadece göbek değil, göbek kelimesinin dişil haliydi.



5. Herkül’ün Haremi
Kısa özet için dokunun! Robert Briffault: “Lidya kadınlarının özgürlüklerinin gerisinde kurucuları Omphale’nin kocasının seks kölesi olması vardı” diye yazar. Buna rağmen Lidya’lı erkekler:

Herodot, Tarih 1:79
O dönemde Asya’da hiçbir halk yiğitlikte ve güçlülükte Lidyalıların bileğini bükemezdi. At üstünde dövüşürlerdi, büyük mızrakları vardı, usta biniciydiler.

Zaten tarih boyunca (Amazonlar gibi efsanevi topluluklar hariç) hiçbir anaerkil toplumda, kadınların, erkekler yerine lider oldukları görülmemiştir.

Tarih Öncesi Ege, George Thompson s.168
Bildiğimiz anaerkil kabilelerin bir çoğunda, belki de büyük bir çoğunluğunda gerçek denetim erkeklerin elindedir.

Liderlik kurumu genelde erkekegemen toplumların özelliğidir, anaerkil düzenlerde görülmez. İlk anaerkil toplumlardan olan Çatalhöyük’teki (İÖ 8000) lidersiz görünüm tüm arkeologları şaşırtmıştır.

Çatalhöyük, Ian Hodder (Prof. James Mellaart'dan sonra (1950'li yıllar) kazıları günümüzde sürmesine öncü olan arkeolog) Güniz Karaman'ın arkeolog Ian Hodder ile yaptığı bir söyleşi)
Fenomen Dergisi (Milliyet Yay.) sayı:19, 15 Eylül 1997
Düşünebiliyor musunuz? 10 bin kişinin yaşadığı Çatalhöyük'te büyük olasılıkla lider yok, zengin kişiler (üstünler) yok, ruhban sınıfı yok. Ve bu insanlar bir arada uyum içinde yaşayabiliyorlar.



6. Doğa Tanrısı Pan’ın Çırılçıplak Ayinleri
Kısa özet için dokunun! Öylesine coşmuş bir durumdaymış ki tanrı(!), fazla beklemeden önünde uyumakta olan bedenin üzerine çıkmış ve sabırsızlıkla cinsel organını -yumuşak bacaklar arasında, nemli bir yuvaya sokacağı umuduyla- itmiş... İtmiş ama bir de ne görsün? Önünde orman gibi kıllı ve dev direkler gibi kalın iki bacak ve beklediğinden bambaşka bir şey var. Ama coşku dolu Pan bu... Kıl, mıl hiç durdurur mu onu? Giriştiği işe devam etmeye başlamış tabii ki. Oysa onun da karşısında Herakles var... o da durur mu böyle bir “muamele” karşısında? Hemen elinin tersi ile uzaklaştırmak istemiş tanrıyı, hafifçe itivermiş... Pan’ı çığlık çığlığa uçuracak kadar hafifçe! Gürültüler ise sonunda Omphale’yi uyandırmış, kraliçe merakla ne olduğunu anlamak için bir meşale yakmış. Bir de ne görsün? Pan “heyecanı” elinde, acı içinde bağırarak kaçmakta! Şehvetli tanrının görüntüsü o denli komikmiş ki, kraliçe de, kahraman da gülmekten yerlere düşmüşler. Bu olaydan Pan çok utanmış tabiidir ki... Elbise denen ve onu aldatan kumaşlardan nefret eder olmuş. Ovidius’un anlattığına göre o günden sonra giysileri yaşamından uzak tutmaya karar vermiş ve ayinlerinde elbise giyilmesini tümden yasaklamış. Bu nedenle paganist çağlarda Pan’a tapanlar ritüellerini çırılçıplak yaparlarmış.


7. Herkül'ün Kıllı Kıçı
Kısa özet için dokunun! Gelin görün ki, o gün hava çok çok sıcakmış ve Herakles pantalonunu –veya eteğini!- ve de donunu çıkartmış olarak uyuyormuş yol kenarında. İki kardeşi baş aşağı omuzladığında haydutların gözleri kahramanın kalçası hizasına gelmiş kaçınılmaz olarak. İki kardeş böylece “her şeyi” görür olsalar da kafalarını çevirmişler, gözlerinin önündeki çıplaklık ile ilgilenmemeye çalışmışlar. Ama Herkül koca adımlarla yürümeye ve de böylece kalçaları da aralanmaya başlayınca artık haydutlar da gözlerini “manzaradan” alamamışlar.


8. Lidya’nın Sonunu Kim Getirdi?
Kısa özet için dokunun! Anadolu kültür ve tarihinde, uygarlık ve seks özgürlüğü açısından benzersiz bir yere sahip olan Lidya imparatorluğunun ve Karun’un sonunun bir metafizik etki ile geldiği hakkında bazı ipuçları vardır. Tanrının, Atlantis’ten, İrem bağlarına dek nice ulusu “küstahlaştıkları, tanrılara saygı göstermedikleri” ve buna benzer nice nedenden dolayı yok ettiği konusunda hayli bilgi bulunsa da, bunlar genelde mitolojik öykülerde ve gerçekliği asla kanıtlanamayan dinsel hikayelerde izlenir. Oysa Lidya gibi gerçek bir ülkenin yıkımı konusunda sarfedilmiş öyle tanrısal sözler, yaşanmış öyle ilginç olaylar vardır ki, insan ister istemez tanrının ulus yok ettiği hakkındaki dinsel ve mitolojik öykülerin gerçek olabileceğini düşünür.


9. Tek Tanrının “Halkı” Aryanlar
Kısa özet için dokunun! Anaerkil Lidya imparatorluğunu yıkan Kiros’un tanrısallığı sadece kendine özel midir? Yoksa o, soyu olan Perslerden çok daha “tanrısal” bir soyun, seçkin bir örneği midir? Persler, tam olarak kimdir? (...) Pers ırkının kökü olan Aryalar tahminen İÖ 14. yy.dan öncesinde Kuzey İran ve Kafkasya'dan Hindistan'a giriyorlar. Kim oldukları ve nerede geldikleri tartışma konusu olmuş, ama hiçbir zaman kesinleşememiş garip bir kavim bunlar. Savaşçı ve ataerkil güçler. Hindistan'ı istila ettiklerinde oralarda yaşamakta olan yerli halka Vedizm dinini kabul ettiriyorlar... oysa yerli halk ana tanrıçaya tapmakta! "Bilinmeli ki, (...) Kadın, anne, dişilik organı ve rahim şeklindeki üstün bir güç kavramı önceki baskın kültür olan patriarkal Aryanlar arasında görülmez. Fakat Hindistan'ın Aryalar öncesi insanlarının unutulmuş ve tarih öncesinden kalma ana tanrıça kültlerinde geniş olarak yer alırdı." Encyclopedia Mythica, Alan G. Hefner.




ANA SAYFA    |    GÖZ OKUMA    |    SORULAR    |    ASTROLOJİ    |    YASAK YAZILAR    |    KUANTUM    |    FİLMLERİMİZ    |    İletişim

Dizayn:    © 2015 -