Majikal Eğitim | Pozitif Enerji Eğitimi
Kuantum/Maji Eğitimi | Astroloji Eğitimi
ve DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

İLİŞKİLER

SORULAR ANA SAYFA | Maji | Astroloji | Fal / Tarot | Kuantum | Ezoterizm | Müslümanlık | Pozitif/Negatif Enerji | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi
İlişkiler | Özel İlişkiler | İş Hayatı | Janus

TÜM İLİŞKİLER SORULARI
2 Temmuz 2018
Ne olacak bu kadinlarin hali?

Merhaba Janus bey. Sizi sevdigimi ve beni çok mutlu ettiginizi söyleyeyim ;) (Kendi inancima göre bir de dua etmek isterim: Allah ne muradiniz varsa versin.) Soruma gelecek olursak; günümüz kadinlari hangi noktada yanlis yapiyor? Sizin gözlemleriniz neler? Aslinda Sözlük'te çok güzel yazilariniz vardi ama hepsi gitti. Biz kadinlara yol haritasi olacak seyleri burada toparlayarak anlatabilir misiniz?

YANIT

İşe biraz başından başlayalım:

İnancımıza göre Big Bang aslında -her şeyin benzersiz bir mutlulukla dolu olduğu- öncel evrenin bir saldırı sonrası ikiye bölünmesi ile olmuştur. Üç tek tanrılı dinden sadece Müslümanlıkta başarı ile ifade edilen cennet, öncel evrenin kendidir. (Konu hakkında detaylı bilgi edinmek için İlksel Engin/Deniz adlı linki ziyaret edebilirsiniz.)

Evrenimizin “zıtlıkların birlikte çalışması” ile (örneğin elektrik + manyetizma = elektromanyetizma) var olma nedeni ikiye ayrılmış parçaların tam olarak ayrılamamış olmasıdır. İyiliğin hedefi birleştirmek, kötülüğün daha da ayırmak ve bilim ortamında “Büyük Yırtılma” denen sonucu var etmektir.

Söz konusu bölünme insanlara da uygulanmış, androgynous adlı tamlık ikiye ayrılarak dişi ve erkek oluşmuştur. (Konu hakkında detaylı bilgi edinmek için Androgynous Efsanesi adlı linki ziyaret edebilirsiniz.) İnancımıza göre dişiler, öncel evren vibrasyonlarından daha fazla pay almışlar, biz erkeklerin payına zorlu vibrasyonlar kalmış, bu yüzden kötülük erkeklere daha kolay ulaşır olmuştur.

Anılan teori gereği kadınlar genelde büyük (yıkıcı) hatalar yapmazlar; çünkü yapamazlar! Kadın beyninin ürettiği vibrasyon yapısı yüzünden kadınlar PEyi fark etmeden celp ederler. Gün içinde bir olay reseptörlerle beyninize ulaştığında nano saniyede var olan kadınca kanınız bu evrenin Şeytan tarafından bütünü ile ele geçirilmesine (yani tamamen bölünmesine) engel olmaktadır. Gerçekleri tepki çekmemek adına (tepki NE’dir) sansürleyerek sunabildiğimiz için “ataerki” dediğimiz bölücü vibrasyonların binlerce yıldır kadınlarla akıl almaz şekilde uğraşmalarına karşın başarılı olamama nedeni budur.

1.
Fakat madem ki dünyada hala acı, korku etkindir, o zaman “doğal vibrasyonlar”ın yeterli olmadığını kabul etmek gerekir. Evren, kadınlardan genliği daha fazla olan dalgalar beklemektedir. Söz konusu dalgaların var olamamasının tek anlamı vardır: Kadınlar rahat değildir.

Bu yüzden ilk önerim şudur: Öncelikle erkekler tarafından yaratılan doğruları görmezden gelerek rahat edeceğiniz bir yaşam modeline geçin.

2.
Uzun yıllar kadınlarda izlediğimiz ve “erkekleşme” (erkek gibi davranma değil, erkek gibi düşünme) olarak nitelediğimiz tavır bizi gerçek anlamı ile üzmüştü. Bunun anlamı ortada kadının kalmayacağı, erkek vibrasyonun tam olarak yayılacağı idi. Sonra “biz bilmeyiz, kadınlar bilir diyoruz; o zaman belki bu değişimi de -fark etmeseler de- bilerek yapıyorlar!” şeklinde düşünme noktasına geldik.

Demek istediğim şu: Erkekler gibi düşünmeye (yani erkekler gibi karar vermeye, hedef seçmeye, hobi edinmeye, dinlence programlamaya, analiz ve sentez yapmaya vb.) başlarsanız evrenin sonuna iyice yaklaşılacaktır. Ancak eğer erkekler tarafından ele geçirilmiş ortamda var olabilmek ve giderek ele geçirebilmek adına takiyye yapıyorsanız bunda bir hata yoktur.

Bu yüzden ikinci önerim şudur: Erkeklerin tekelindeki ortamları bir şekilde ele geçirin.

3.
Yine de altı önemli çizilmelidir ki, kadınlar -olur da- egemenliği ele geçirebilirlerse yeniden kadın gibi davranmaya başlamaları, yani öncelikle egemenlik adlı kavrama son vermeleri şarttır. Kadınların yönetmesi, kadınların herkese kadın ve erkeğin bir arada, uyum ve denge temelinde yaşamayı öğretmesi anlamındadır.

Bu yüzden üçüncü önerim şudur: Egemenlik kadar anlatmaya/göstermeye/ikna etmeye de oynayın.

4.
Evreni kurtaracak vibrasyonlar yoğun akıl, derin idealar, başı sonu belirsiz, ucu bucağı olmayan entelektüel beyin fırtınaları, salt öne geçmeye odaklı başarı kavramları DEĞİL; hayatı kolaylaştıran, zevk nüansları ile süslü, “basitlik” adlı kavrama odaklı modellerdir. Ataerkinin en somut çıkış noktası olan Yahudilik ve Hıristiyanlıkta (ki Hıristiyanlıkta yine de güzel nosyonlar bulmak olasıdır) dikkat edilirse daima zevkler küçümsenir. Kadın ise zevktir. Hem zevk verir, hem zevk için yaşar. Müslümanlıkta çok az görülen1, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta doruğa ulaşan “zevk duygusunu küçümsemek” ve yaşamda minimize etme çabasının gerisinde Serotonin ve Dopminini azaltma planı vardır.

Kadınlarda bulunan pozitif vibrasyonları erkekler de (erkek kimliğinde özümlenmiş biçimde) başarı ile taşıyabilirler. Bu vibrasyonlara sahip erkekleri rahat yaşamlarından, TÜM kadınlara (kadın cinsinin gerçeklerine) yönelik sevgi ve İNANÇLARINDAN, çevrelerince gerçek anlamı ile sevilmelerinden tanıyabilirsiniz. Kendinizin değil, kızınızın sevgilisi olmasını istediğiniz (kızınızı aşk ve cinsellik ortamında mutlu edeceğini, örselemeyeceğini düşündüğünüz) her erkek anaerkildir.

Anaerki, erkeklerin pısırıklaşması, kadınların cadılaşması (witchleri tenzih ederim) değildir. İlk çağ anaerkil uygarlıklarının -örneğin Lidya imparatorluğunun- erkekleri tarihe cesaretleri ve askeri güçleri ile geçmişler; Kimmerler belasını Anadolu’dan sadece Lidya askerleri atabilmişlerdir. Lidya imparatorluğunda krallık babadan oğula geçmez. Kraliçe kiminle evlenirse kral odur. Tarihe akıl almaz zenginliği ile geçen ünlü Karun, Lidya kralıdır (yani erkektir, kraldır). Evreni vajina ya da penis sahibi olmakla değil, vibrasyon frekansları ile belirlenebilecek etkiler kurtaracaktır.

Bu yüzden dördüncü önerim şudur: Bu vibrasyonlarla senkronize olacak erkekler yetiştirin ve böylesi erkekleri eş olarak seçin. 2

5.
Kadınların gücü;
- “Gel şekerim, bi çay demliyim, kek de var” diyerek karşılıklı oturup, kikirdeşebilmelerinde,
- oryantal müziği duyunca hemen “çalkalamalarında”, 3
- alışveriş yaparken, ayna karşısında güzelleşirken, bebek bakarken, okşar ve okşanırken, memelerinden karşılıksız besin akıtırken haz duyan beyin yapıları taşımalarındadır.

Bu yüzden beşinci önerim şudur: Dans edin, alışveriş edin, güzelleşin, güzel yemekler pişirin ve yiyin, erkeklerinizi bu alanlara yönlendirin.

Özetle: ERKEKLERİN ETKİSİNDE KALMAYIN, BEYİN OLARAK ERKEKLEŞMEYİN, EN ÇOK İÇİNİZDEN GELENİ YAPIN. GENELDE DOĞRU OLACAKTIR.

Öneri olarak ilk ağızda aklıma gelenler bunlar.

Aslinda Sözlük'te çok güzel yazilariniz vardi ama hepsi gitti.
Bu konuda pek çok mesaj aldığım için gelecekte bazı Sözlük başlıkları hakkında bu sitede kısa yazılar yazacağım bir sayfa düşünüyoruz. Ancak hayata geçirmek için henüz çok erken.

“Kendi inancima göre bir de dua etmek isterim: “Allah ne muradiniz varsa versin”
Kalbimi ısıtan tüm sözleriniz için kalbimden teşekkürler… Aynısını Allah size misli ile versin. İyiliğe inanan herkesin inancı -inancın içeriğinde, doğuş ortamındaki kültürel yapılardan kaynaklanan detay farklılıklar olsa da- birdir.

[Bu arada “bey” demenize gerek yok, Janus yeterli. :) Ancak inceliğinizin beni mutlu ettiğini de eklemeden geçemeyeceğim.]

1 Hz. Muhammet'in güzel kokuların ve kadınların vereceği zevkler üzerine hadisleri bulunur.

2 Dileyen benzer konuda kadınlara serzenişlerde bulunduğum Kadınlar ve karılarından para alan erkekler linkindeki yanıtımı okuyabilir.

3 Ritm sazların sound’u, kara deliklerden gelen öncel evrenin gerçek vibrasyon frekansı ile ilgilidir. Bu ritme kapılan her insan anında o frekans ile rezonansa geçmiş demektir. Söz konusu kontakta öncelikle kalçaların sallanmaya başlanma nedeni öncel evrenin seks duygusu ile ilgili olması, seks organlarının kalçada olmasıdır. Ne yazık ki bu “çekimi” hisseden birçok erkek, ataerkil kültür baskısı ile “efemine sanılma” korkusu ile kontağı koparmaktadır.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Makaleler    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -