722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

EZOTERİZM

SORULAR ANA SAYFA | Maji | Astroloji | Fal / Tarot | Kuantum | Ezoterizm | Müslümanlık | Pozitif/Negatif Enerji | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi
İlişkiler | Özel İlişkiler | İş Hayatı | Janus

TÜM EZOTERİZM SORULARI
5 Aralık 2018
Hermetik prensipler

Merhaba Janus, Hermetik prensipler nelerdir? Basit, anlasilabilir orneklerle siz nasil aciklarsiniz? Sizin yorumunuzu cok merak ediyorum. Cok tesekkurler, sevgiler.

YANIT

Ne diyebilirim ki bu soruya? Genelde “Farklı sistemler hakkında olumlu veya olumsuz yorum yapmama” şeklinde bir ilkemiz var; ama sorunuza biraz teğet geçecek iki laf da etmeden durmayayım.

Hermes diye bir adam var mıdır? Çok kuşkuludur. Bize göre kompoze kimliktir Hermes.

Hermetizm -yine bize göre- Tevrat’ı kaleme aldıran enerjinin ideallerinin rafine edilmiş halidir. Birileri tarafından rafine edilmiştir ama… kafa aynı kafadır hala. Yaratılış miti bile gerçeğe dokunmayı başaramaz. Oysa anaerkil ezoterizme yabancı bir sistem olan Golden Dawn öğretisinin temelidir.

Hermetizm gibi bir dokunulmazlığa bu kadar dokunduktan sonra devam edelim.

Asıl üzerinde durulması gerekli nokta ise şudur: Antik Mısır’a dayalı sözler milenyum’da gerçekliği ne kadar ifade edebilirler?

Bence pek az!..

Kuantum mekaniği gibi bir bilim dalının doğduğu çağda; nörobilim ile fizik biliminin el ele vererek akla ziyan şeyler ortaya çıkarttıkları bu benzersiz devirde, antik çağ öğretilerinden hikmet aramak bence -hep derim- sağ kulağı sol ayakla kaşımaya benzer. Belki de bu yaklaşım yüzünden pozitif bilimler ile dayanışmaya girebilecek nice konumuz, biz dahil “okültist” adlı kişilerin tek elinde kalmış, bir sürü aklı başında kişi ise ortama uzaktan bakıp “Aman bu kukuletalı adamlara bulaşmayayım” tepkisi ile bizlere yaklaşmamayı seçmiştir.

Oysa insanlık adına ortak çalışma şarttır. Bizler -bildiklerimize dayanarak- yön göstermeli (“Üstat, şu işi bir kurcala, burada iş var” demeli), bilim adamları da “hesap, kitap, formül, denklem, hipotez, postula, alet, edevat” o yönde ilerleyerek bizim havada gezen lafları yere indirip, sağlamca bastırmalıdır. Bize yakın bilim adamları da boldur aslında… Ancak bu farklı bilim adamlarının lafları kös dinlenir gibi dinlenir, raporları bilimsel sitelerde yer bulamaz. Öte yandan şu da vardır: Sponsorlukları ilaç, silah, enerji ve uzay kolonileri şirketleri verdiği sürece bu ortaklığı yaratma imkanı olsa da sonuç felaketle nihayetlenecektir.

Şimdi sorunuzdan daha da uzaklaşarak tüm majisyen ve aprentislere sesleneyim:

Prensip, formül, yöntem, yol aramayın boşuna… hepsi de elinizin altında. Metafizik (acaual) yerine fizik (casual) öğrenin. Bu bilgileri şiar edinin, biraz da kafayı çalıştırın, olaya bilim adamı gibi değil, okültist gibi bakın (hep kendimizi yerden yere vurduk, biraz da bilimcilere üstünlüğümüz olsun, çözümünüzü, yönteminizi yaratın.

Yararlanın bilimden!

Kullanın onları!

Sizi tetikleyecekse (pek tavsiye etmesem de) “Yıllarca bizi ekarte ettiniz, küçümsediniz, sizinkileri araklıyorum işte, oh canıma değsin” yaklaşımına girin.

Zaten eğer bilimden yola çıkarak parnormale varacağınıza inanmıyorsanız, Hermetizm’in en bildik yanı olan “As above, so belove” (Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır)’dan bile bir şey alamadınız demektir.

Hermes’ten, Kybalion’dan, hatta kuantumdan konuşmak çok havalıdır… Bunları okuyarak “Amma adamım be” demek de kuşku içindeki ruhu iyice okşar.

Ancak UNUTMAYIN! Majisyenliğin -hala da- tek ölçütü sonuç almak; sonuç almanın tek anlamı ise keyifli (pozitif) bir ruha sahip olmaktır.

Dikkat buyurun; ne zenginliğe, ne ebedi gençliğe, ne şöhrete, ne 18liklerle dolu haremlere, ne komşudaki dilbere, ne yakışıklı patrona, ne de beyaz atlı prens (veya krallara, hatta birden çok sayıda prens ve krallara) sahip olmaktan söz ettim!

Bir izm’in işe yarar ya da yaramaz olduğunu deşifre etmenin tek bir kıstası vardır: O da inananlarına öncekinden daha fazla eğlenceli ve keyifli bir gün yaşatıp yaşatmamasıdır. Bir prensipler dizisini anlatan kitap bu sonucu var etmek yerine, adamı daha çok “büyük gerçekler” hakkında düşündürüyorsa, o kitap -isterse Ana Tanrıça’dan mühür taşısın- çöpe atılmalıdır.

Nice kerameti kendinden menkul, alelacayip, anlaşılması güç, anlamak için illaki bir “çok bilmiş”e gerek olan öğretilere bulaşanlara pek çok vatandaş “büyük adam” diyecektir; ama emin olun, bu büyük adamların beyninde en küçük adamınkinden çok daha büyük çaplı korkular, öfkeler, elemler, kaygılar kol gezmektedir.

Ve biraz daha tepki almak adına devam ediyorum: Kadınların -çoğunluk olarak- sempati duymadığı, ya da kadınları yüceltmeyen öğretiler bence beş para etmezler. Madem ki doğa (ya da Allah, yaratıcı, tanrı, Buda, Ana Tanrıça, evren, kuantum geometrisi vb.) “doğum ve bebek beslenmesi/bakımı” adlı zorlu, sorumluluk, acıya dayanıklılık, inanç isteyen olayı kadına vermiştir… bu cümleyi bitirmeyeceğim!

Bu kadarcık bir şeyi göremeyen, doğal yapıdan anlamayanların, hatta doğal yapıyı ters anlayanların lafından ne yarar gelir? Dedikleri her şey doğal yapıya ters olduğu için acı verici/yaratıcı olacaktır belki de...

Hikmet mi arıyorsunuz? Alın size benden bir tane:
“Düşünmeyi bırak, at bi kahkaha, arkadaşlara/manitalara takıl, yaşamaya bak.”

Hemen anımsatma: Kolay ve bol kahkaha atanların PE’si tavan yapmıştır ve yine inanın bana, majikal çalışmalarda (ve/veya yaşamda) PE’niz yoksa -ister gizemli bilmemne tarikatının baş rahibi olun- görüp göreceğiniz şey buhur dumanı yutmaktan öte olmayacaktır.

Son sözüm:
“Şu-bu prensipler” adı altında lafı evirip çevirerek edenlerin dediğini anlamaya çabalayan beyinlerin; yani,

  • gerçekten incelemeyi seven,
  • öğrenmekten zevk duyan,
  • çözmeyi becerebilen,
  • beyine sahip erkeklerin [erkek beyni bu işlere daha yatkındır])
doğaya yönelip, oradaki gizleri çözmeye ve bunu halk ile paylaşmaya çalışacaklarına -beni bile zaman zaman güldüren- işlerle uğraşmaları... iyisi mi bu cümleyi de bitirmeyeyim.

Alın size ataerkinin erkeklere attığı bir kazık daha!

Ha, bir de cadılara bakın… Her adımları çayırda, otta, çöpte, hayvanda, sekstedir!

Teşekkür etme inceliğiniz için benden de size teşekkürler.
[Lütfen yanlış anlaşılmasın, teşekkür beklemek benzeri bir eğilimimiz zerrece yoktur. Sözlerimizin yegane nedeni, teşekkür etmenin PE celp ettiği bilgisini yansıtmaktır.] Ayrıca bizim yorumumuzu merak etmeniz de bizi havalara sokmuş olabilir. ;-) Sağ olun.

Bizlere göre herkesin istediğine saygı duyup inanmak esastır ve bu seçim tartışılamaz. Bu görüşümüz nedeni ile Hermes hakkında bilgi edinmek isteyen kişileri tarafsızca aydınlatmak adına Hermesle ilgili genel kültür bilgileri aşağıda aktarılmaktadır. [Yazı, tarafımızdan yazılmıştır; farklı bir araştırmanın parçasıdır.]


(…)
Hanok'un kendi başına ilginç ve esrarlı bir adam sayılmasının ötesinde, onun çok değişik kişiler olduğu da iddia edilegelmiştir yıllarca. Örneğin Hanok, kendi kimliğinin içinden çıkılmazlığı yetmezmiş gibi, bir diğer çözülemez kimlik olan Hermes Trismegistus ile eş tutulur. Hermes Trismegistus, Hermetizmin kurucusu olan, -tanrısallığa yakın bilgelikte- bir Yunanlı kişidir ve teoriye göre Yunan tanrılarından hareket, zeka, aldatma iletişim tanrısı Hermes (Roma inancında Merkür) ile, Mısır bilgelik, yazı, maji tanrısı Thoth'un karışımı mistik -kompoze- bir kimliktir. Hanok'un Hermes'in ve Thoth ile eş görülmesi gibi, çoğu zaman da Thoht ve Hermes aynı kişi olarak algılanır!

Bu nedenle Hermes'e "Trismegistos" (yani üç kere hikmetli) lakabı verilir. Birinci Hermes, tufandan önce yaşamış bir bilge, ikincisi felsefe ve aritmetik konusunda alim, üçüncüsü ise Tufandan sonra yaşamış bir tıp ve simya bilginidir. Şehirler kurduğu da öne sürülür. Simya konulu kitapları ve önceki derslerde yakından tanıdığımız ünlü bir öğrencisi vardır: Asklepios!

“Ebu’l Hukemâ”: Hikmetin Atası, (Mahmud Erol Kılıç'dan aktarma)
“Üçüncü Hermes” ya da “Mısır’lı Hermes” ise Fustat yakınlarındaki Münif kentinde (ki İskenderiye’den önceki ilim merkeziydi) doğmuştur. Agathedemon’un öğrencisiydi. Bir çok şehir bina etti (Urfa v.s). Her iklimin halkına kendi özel durumlarına uygun gelenekler verdi. Hayvanlar, tıp, felsefe, simya, zehirli bitkiler hakkında kitaplar yazdı. Hilalin ilk görünüşü ve güneşin yeni bir burça girişi gibi birtakım astrolojik kavuşum zamanlarına ait bazı ritüeller düzenledi. Kendisinden bilim, felsefe ve adalet üzerine bazı kıymetli sözler nakledilir. Asclepius’un hocasıydı.1

Abû’l-Farac Tarihi, Çev. Ö.R.Doğrul, I/72.
Tanrı, Enoh’u kendi nezdine yükselttiği zaman [oğlu veya torunu] Asklepious son derece mahzun oldu. Çünkü yeryüzü ve sakinleri onun bereketinden ve hikmetinden mahrum olmuştu. O da onun, semaya yükselen bir adam şeklinde akıllara hayret veren bir resmini yaptırmış ve ibadet ettiği mabede Hermes’in bir heykelini koydurmuştu. Mabede girdikçe, sağlığında nasıl karşısına geçip oturursa öylece oturuyor ve böylece feyiz alıyordu. Denilir ki yeryüzünde heykellere tapınma ilk kez bununla başlamıştır. Çok zaman sonra da Yunanlılar bu heykelin Asklepious’a ait olduğunu zannederek ona son derece saygı göstermeye ve onun huzurunda and içmeğe başladılar. Hipokrates her tabibin onun adıyla konuşmaya başlamasını ve her tabibin ona benzemeye çalışmasını isterdi.

Hermes olduğu düşünülen tanrı Thoth da üç kimlikli (üç ayrı kişi, ya da tanrı) olabilir; çünkü eğitici anlamına gelen Tahuti adını Mısırlılar kimi zaman “A - A -Tehuti” (Üç kere büyük Thoth) şeklinde söylemektedirler!

Hanok'un en fazla eş görüldüğü (hatta "o olduğu" büyük ölçüde kesinleşmiş) bir de peygamber vardır ve bu peygamber bir İslam peygamberi olan İdris'tir. Öte yandan birçok araştırmacı hem Hermes'in, hem Thoth'un, hem de İdris'in üç ayrı kişi olduklarını da öne sürmüştür! İdris'e de ''Müselles bin-Ni'me'' denilir ve ona "peygamber, hikmet sahibi ve sultanlık" biçiminde üç kişilik yüklenir.

The Secret Doctrine, H. P. Blavatsky - Vol. 2
WHO INVENTED WRITING?
XXI
Başta Masonlar olmak üzere bazı kişiler Enoch'u (Hanok'u) Memphis'li Thoth, Yunanlı Hermes, hatta Latin Merkür ile eş görmeye çalıştılar. Bu karakterler kişi olarak birbirlerinden ayrıdırlar; profesyonel olarak (...) hepsi kutsal yazarlar ve Okült ve eski bilgelik kayıtçıları ve gizem yöntemlerini ilk kurup başlatan kimseler kategorisindedirler. Kuranda (Sure 19da) "Bilgili" anlamına gelen Edris adıyla isimlendirilen kişi, Mısır'da sanatın, bilimin, müziğin, astronominin ve harflerin, ya da yazının yaratıcısı "Thoth" adını alır. Museviler arasında Edris, Bar-Hebraeus'a1 göre "yazıyı icat eden", kitapları, sanatı ve bilimi gezegenlerin ilerleyişine indirgeyerek bir sistem haline getiren "Enoch"dur.


DİP NOTLAR

[1] İbn Ebi Useybia, a.g.e., 16-17; Şehrazurî, Nüzhetü’l-Ervâh, 61, İbn Nedim, Fihrist, 267-313; Ya’kubî, Târihu’l-Yâkubî, I, 11; Mes’udî, Mürûcü’z-Zeheb, 48; İbnü’l-Esîr, Târihu’l-Kâmil, I, 22-23; Sa’alebî, Kısâsu’l-Enbiya, 81; Şehristânî, el-Milel ve’n-Nihâl, II, 202-206; Diyarbekrî, Târihu’l-Hamîs, 66; İbnu’l Kıftî, Târihu’l-Hukema, 3-6; el-Belhî, Kitâbu’l-Bed’ ve’t-Târih, III, 115; Meclisî, Bihâru’l-Envâr, XIX, 317-32; İbn Cülcül, Tabakâtu’l-Etibbâ ve’l-Hukemâ, 5-10.

[1] 13. yüzyılda Selçuklu yönetimindeki Melitene (Malatya) doğumlu filozof, şair, tarihçi, gramerci Süryani din adamı.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Makaleler    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -