Siteye Üye Olun    |    Üye Girişi    |    İletişim


ADEPT MAJİSYEN (Üstat Büyücü) EĞİTİMİ    |    MANYETİK MAJİ EĞİTİMİ    |    POZİTİF ENERJİ EĞİTİMİ    |    DANIŞMANLIK              Eğitim Bedeli    |    Eğitime Başvurun

ANA SAYFA      |      Sorular      |      Astroloji      |      Kuantum ve Bilim      |      Ezoterizm      |      Filmlerimiz      |      Janus Kimdir?

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
REENKARNASYON ve KUANTUM MEKANİĞİ

1. Bölüm: KUANTUM MEKANİĞİ
(Kısaltmaların açılımları için Sorular ana sayfa, sağ kolonda, DİKKAT başlığı altında yer alan YANITLARDA YER ALAN KISALTMALARIN AÇILIMLARI başlığına fare ile dokunun.)

Araştırma ve yazı:

Sonraki Bölüm >>

Herkesi ön yargılarını geride bırakıp eğlenceli bir ortama, “bilim alanına” girmeye davet ediyorum; çünkü bilim artık “düş gezgini işi” olacak kadar sürükleyici şeyleri anlatmaktadır.

Reenkarnasyonun gerçekliğini;

  • madde ve madde ötesi arasında bağlantı (hatta geçiş/değişim) olduğunu görebilirsek,
  • ruhun ne olduğunu anlayabilirsek,
  • ruh ile madde ötesi arasında ilişki kurabilirsek
ortaya çıkartacak olabiliriz. İyi haber odur ki, üç kuantum mekaniği teorisi (QM, ETC ve QED) söz konusu durumların varlığını doğrulamaktadır. Bize kalan ise bu üç teori ile ezoterizm sentezi yapmaktır.

İlk adımda kuantum mekaniğine göz atmaya başlayarak konuya girelim.

Kuantum denince çok kişinin içini -söylenenleri anlayamayacağına yönelik- bir tedirginlik ürpertisi kaplasa da, aslında içerik –biraz hafifletilerek yansıtılırsa- masallarda okuyup, hoşgörülü bir tebessüm ile “Çocuklara göre şeyler” dediğimiz olaylar kadar büyüleyicidir!

Üstelik bunlar masal değil, yasadırlar!

Söz konusu yasalar;

  • her şeyin bir anda var olduğu, bir anda yok olduğu,
  • tek bir şeyin aynı anda iki yerde bulunabildiği,
  • bazı şeylerin duvarlardan, hatta bedenimizden geçebildiği,
  • farklı şekilde bölünebildiği sonra yine birleştiği,
  • canı isteyince maddeye (kütle sahibi olmaya) başladığı,
  • bazen etrafta dalga (dalga fonksiyonu) haline dolaştığı
şeyleri ve bunlardan yapılı bir evreni tanımlarlar.

Yani ortada iki evren/uzay vardır:
Biri, masallardakine benzeyen mikrokozmos; diğeri, masal evreni ile karşılaştırılınca can sıkıcı görünen makrokozmos, yani bizim mekandır.

İşin inanılmaz yanı, bizim evreni masal evreninin var ettiğidir!

Kuantum mekaniği bizim evreni meydana getiren -daha fazla bölünemeyecek kadar- küçük parçaların, bir anlamda "büyülü piksellerin", bilimsel adı ile “temel parçacıkların” yapılarını, hareketlerini ve birbirleri ile etkileşimlerini inceleyen bilim daldır.

Söz konusu piksellerin (yani temel parçacıkların) kiminin kütleleri olsa da (onlara dokunabilsek de), dalga fonksiyonu denen “bir anda her yerde olan yekpare yapı”ya dönüşebilmektedirler. Farklı bir söyleyişle, her parçacık "ele gelir" varlığından öte, dalga fonksiyonu da olabilmektedir. Değişik bir ifadeyle bir kez daha dile getirelim: Temel parçacıklar kimi zaman “madde” adlı kalıpta (kütleli), kimi zamansa bir deniz dalgası gibi “her yerde”dirler. Bu durum ataerkil doğrularla kalıplanmış aklın kolay kabul edeceği bir şey değildir.

Kuantum mekaniğinin ortaya çıkarttığı gibi, evren aslında yoktur; dalga fonksiyonudur. Onu makrokozmos haline sokan ölçümdür. Bu cümle bir teoriyi değil, gerçeği ifade etmektedir; çünkü deneysel ortamda kanıtlanmıştır.

Kuantum lisanı ile: "Nothing is real, until it is observed." (Ölçene dek hiç bir şey gerçek değildir.)

"Ölçüm"ü ise sadece göz değil, cansız bir ölçüm aleti yapınca bile bu işler böyledir!

Keyifli şekilde, geniş-geniş, dalga şeklinde, her yerde gezinmekte olan büyülü piksel, bizim ona baktığımızı, ya da farklı şekilde ölçtüğümüzü, hatta ortada bir ölçüm aleti olduğunu sezebilmekte ve “şıp” diye, bildiğimiz (bizler gibi) kütleli hale geçivermektedir.

Bu durum da ataerkil beyinlerin kolay benimseyebileceği bir şey değildir. Öyle ki, deneylerle olayı kanıtlayan bilim adamları buna inanamamış, aletlerin hata verdiğini düşünmüş, deney üzerine deney yapmış ve sonunda derin bir nefes alarak “Gerçekten de bu dünya okültistlerin dediği gibi gözün görebildiği şeylerle sınırlı değil. Tüh, keşke yüzyıllardır onları az da olsa dinleseydik” demişlerdir.

Şaka bir yana, yukarıdaki sözleri tabidir ki demediler ve demeyerek iyi ve doğru bir iş de yapmış oldular. Bilimin farklılığı deneysellik ve kesinlikle ilgilidir. Onu benzersiz ve güvenilir yapan bu kuşkucu ve “kesinci” zihniyettir.

Ama bence pek çoğu yukarıdaki sözlerimi içlerinden geçirmiş olabilirler. ;-)


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -