Siteye Üye Olun    |    Üye Girişi    |    İletişim


ADEPT MAJİSYEN (Üstat Büyücü) EĞİTİMİ    |    MANYETİK MAJİ EĞİTİMİ    |    POZİTİF ENERJİ EĞİTİMİ    |    DANIŞMANLIK              Eğitim Bedeli    |    Eğitime Başvurun

ANA SAYFA      |      Sorular      |      Astroloji      |      Kuantum ve Bilim      |      Ezoterizm      |      Filmlerimiz      |      Janus Kimdir?

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
FAL ve FALCILAR

(Bu yazıyı okumadan önce Geçmiş Ve Gelecek Şu An Vardır adlı yazıyı okumanızı öneririz.)

Yazı:

Kuantum mekaniğine göre gerçeklik -yani şu anda çevremizde görüp algıladığımız her şey- Kopenhag Yorumu denen Ortodoks yoruma göre “ölçüm” ile (yani bakış ile) çökmektedir (gerçek olmaktadır). Bu yüzden bulunduğunuz mekanda tam arkanızda, bakamadığınız yerde, bildiğinizi sandığınız görünüm yoktur; olasılıkların birbiri içinde karışmış hali (dalga fonksiyonu) vardır. Arka tarafa dönüp baktığınızda dalga fonksiyonu halindeki olasılıklardan biri (ölçtüğünüz olasılık) çöker ve gerçeklik ölçümünüze göre oluşur. Ancak bu kez de az önce baktığınız yerde, az önce algıladığınız gerçeklik artık son bulmuştur. Bu durumu bilim adamları (örneğin Richard Terrile ) tıpkı bilgisayar oyunlarında bir arazide gezerken programın sadece mouse ile işaret edilen yerdeki bölgeyi var etmesine benzetmektedirler.

Ölçümün (yani measurment’ın) nasıl gerçekleştiği hakkında ise ortak bir görüş bulunmamaktadır. Çeşitli bilim adamları kesin sonuca varmak adına farklı modeller ortaya atmışlardır. Bu modellerden Wigner’a1 ait olan yorum, ölçümün sadece insan bilinci ile çöktüğünü öne sürmektedir. Bu durum “beyninizde -bilincinizde- hangi kanı varsa gerçekliği ona göre var ediyoruz” anlamına gelebilir. İnançlar bu yüzden içinde yaşayacağımız gerçekleri oluşturan temel unsurlardır. Yine bu nedenle bakış açısı (yani iyimserlik, ya da kötümserlik) kader (ya da gerçeklik) üzerinde belirleyici faktördür.

Bakış açısı ise en çok çevreden alınan bilgiler sonucu oluşur. Okuduklarınız/izledikleriniz (fotonlar) ve duyduklarınız (fononlar) inançlarınızı şekillendirirler ve gerçeklik bu şekillenmiş inançlar doğrultusunda çöker, yani var edilir.

Kuantum bilgilerini ezoterizmle sentezlersek ortaya şöyle bir teori çıkabilir: Falcı geleceği okumaz… yazar.

Falcı adlı kişiler gelecek ile kontak kurabildiklerine göre, demek ki -zaten hazır olan zamanda- (yani ekmek somununda) ilerideki karelerle (anlarla) etkileşim içine girebilecek beyin yapısına sahiptirler.

Buraya dek herkes her konularda aşağı-yukarı hemfikirdir. Bilim adamları geçmiş ve geleceğin zaten var olduğunu kanıtlamakta; okültistler ise bazı kişilerin “zaman” adlı hazır somunun çeşitli kesimleri ile kontak kurabildikleri varsayımını ortaya atmaktadırlar. Farklı iki dünyanın önermeleri bir ölçüde de olsa uyuşmuştur.

Ancak işler bundan sonra karışmaya başlar… çünkü kuantum mekaniğine göre gerçeklik an bazında, dalga fonksiyonu çöktürülerek (süperpozisyondaki olasılıklardan biri seçilerek) kişisel biçimde yaratılmaktadır. Herkese uygulanabilecek kesin ve tek tip bir gerçeklik yoktur. Gerçeklik, süperpozisyon içinde yer alan olasılıklardan birinin seçilmesi ile belirlenmektedir.

Tüm bu bilgilerin sentezi ile şöyle bir noktaya varılmaktadır: Her şey süperpozisyon içinde olduğuna göre Greene’in ekmek somunu da bir süperpozisyondur. Bu yüzden zamanda, geçmişten geleceğe uzanan film şeridinin aslında kesin şekilde var olduğu söylenemez. Kesin şekilde var olan “geçmiş ve geleceğin olasılık fonksiyonları”, bir diğer deyişle çeşitli olasılıkların “bir arada duruşu”, ya da farklı senaryolar içeren film şeritleridir. Wigner yorumuna göre falcının gerçekliği sorucuya göre (sorucunun bilinç yapısına göre) çöktürmesi olanaksızdır. Süperpozisyondaki olasılıkları kaçınılmaz olarak kendi bilinci doğrultusunda, özgün bakış açısına göre seçerek çöktürecektir. Bu nedenle falcının gördüğü gelecek sorucununki değil, falcının “bakış açısından sorucununki”dir.

İnanç, bilincin yapısı üzerinde rol oynayan öncel faktör olduğu için, sorucu falcının sözlerine inandığı anda kendi geleceğini falcının bilincinin seçtiği gelecek doğrultusunda çöktürecektir.

Bu şartlar altında söz konusu “görülen” geleceğin sorucunun geleceği olduğunu öne sürmek artık olanaksızdır.

(Göz Okuma ve Tarot falı bakma eylemlerimize son verme nedenimiz budur.)



DİP NOTLAR

[1] 1963 Nobel ödülü sahibi Macar asıllı Amerikalı fizikçi.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -